T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

İzmir Müftülüğü

14.10.2015

Hicri Yıl Mesajı

İzmir İl Müftüsü Prof. Dr. Ramazan Muslu Muharrem Ayı Münasebetiyle Bir Mesaj Yayımladı.

Peygamber Efendimizin “Allah’ın ayı” diye nitelediği Muharrem ayı, insanlık ve İslam tarihimiz açısından önemli bir zaman dilimidir. Her Muharrem ayı bize Peygamber Efendimiz ve Ashab-ı kiramın inançları uğruna Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye yaptıkları zorlu ve ulvî hicretlerini hatırlatıyor. Hz. Ömer döneminde 1 Muharrem hicrî yılbaşı olarak kabul edilmiştir. 14 Ekim Çarşamba günü, Muharrem ayı ile birlikte yeni bir hicrî yıl başladı. Hemşehrilerimizin ve tüm İslam âleminin hicrî yılbaşını tebrik ediyorum.

Peygamber Efendimiz (sav), Muharrem ayının faziletlerine işaret etmiş, Muharrem ayında tutulan orucun Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç olduğunu belirterek ashabına aşure gününde bir gün öncesi veya sonrası ile birlikte oruç tutmayı tavsiye etmiştir.

Hafızamızda Hz. Nuh (as)’ın Hz. İbrahim (as)’ın, Hz. Musa (as)’ın dini yüceltmek ve insanlığı kurtarmak adına yaptıkları yolculuklar canlanıyor. 10 Muharremle birlikte Hz. Hüseyin’in haksızlıklar karşısındaki direnişini anıyoruz. Nuh tufanının bitişi, ateşin Hz. İbrahim’i yakmayışı, denizin Hz. Musa’ya yol vermesi inananların yüreğini serinleten bayram günleri gibi anılırken Kerbela, boğazlarımıza düğümlenip kalan hüzün günümüz olmuştur. Hz. Hüseyin’in hicrî 10 Muharrem 61 yılında hakkı ayakta tutmak için yaptığı Kûfe hicreti, Kerbela’da vahim bir şekilde engellenmiş ve Allah Rasülü’nün “cennet gençlerinin efendisi” diye sevip kokladığı torunu, çoğu ehl-i beytten yetmişten fazla masum insanla birlikte şehadet şerbetini içmiştir. Bu elim hadise, bütün Müslümanları derinden yaralamış, bugün matem ve yas günü olarak anılır olmuştur.

Ancak biz Müslümanlara yaraları sarmak, acıları dindirmek, geleceğe bakmak yaraşır. Geçmişte yaşadığımız ortak acılarımız bugünün ayrışma noktaları olmamalı. Müslümanlar olarak günümüzde her zamankinden daha fazla sevgiye, birliğe, kardeşliğe ve dayanışmaya ihtiyacımız vardır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Seyyid-i şüheda İmam Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, ehl-i beyt-i Mustafa’yı saygı ile selamlıyor, asırlardan beri Hz. Peygamber ve ehl-i beyt sevgisi etrafında kenetlenen milletimizin, İzmirli hemşehrilerimizin barış, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşamalarını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.